Bilişim Elçilerinden Türkiye’de Bilişim Tarihine Öncülük eden Bilişimcilerle Bilişim Tarihi Röportajları

İlker TABAK Türkiye Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Birsen AYTAÇ IŞIK: Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

İlker TABAK:  1987 yılında  H.Ü. Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Çeşitli firmalarda Programcı, Yazılım Uzmanı, Sistem Çözümleyici, Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra 1995 yılında girdiğim Bilişim A.Ş’ de 21 yıldır Yönetici olarak çalışmaktan mutluyum. 30 yıllık meslek hayatımda sadece Bilgisayar Mühendisliği bölümünün yeterli olmadığını gördüm , yatay ve dikey alanlarda uzmanlaşmanın önemine inanan birisi olarak ayrıca Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümünü bitirdim. Bilişimle uğraşmak yenilik peşinde koşmayı gerektirir. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Sizce, son 45 yılda her 10 yıllık dilimler içerisinde, Türkiye’de Bilişim Tarihi için önemli iki şey nedir?

İlker TABAK:  Türkiye’de Bilişimin tarihi Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarihi ile örtüşüyor. Ülkemizde bilişim tarihinin 30 Eylül 1960 günü IBM 650 model devasa bilgisayarın uçaktan inmesiyle başladığını söyleyebiliriz. 50 yıl önce uçaklardan bilgisayarlar inerken şimdi bilgisayarlar uçakları indiriyor.

TBD olarak teknoloji ithal eden bir ülke konumundan, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelmeyi hedefliyoruz. Donanım, yazılım ve iletişim dışında en büyük güç insan gücüdür. 200’e yakın üniversite ve okullarda bilişim eğitimlerinin artması ile bu bilgi birikimi yazılımı ön plana çıkarmaktadır. 1966 yılında ilk olarak Aydın KÖKSAL tarafından “software” karşılığında “yazılım” sözcüğü kullanılmış ve kendi anadili ile software sözcüğüne karşılık bulup kullanan ilk ülke biz olduk. Bizden sonra “software” karşılığı olarak 1974 yılında Fransızlar kendi sözcüklerini kullanmaya başlamışlardır. Dolayısıyla biz, daha yazılım teriminden başlayarak işi sahiplenmiş, geleceği görmüş bir ülkeyiz. Yazılım geliştirmeyle birlikte farkındalıklar arttı ve 80’li yıllarda kişisel bilgisayarlar kullanılmaya başladı. TBD olarak, ülkemizin kalkınmasındaki yolun,  yazılım teknolojisi üretmek, kullanmak ve yurtdışına satmaktan geçtiğini biliyoruz. Bilişim teknolojilerinin  ulusal kalkınmada kullanılacağını bilerek hareket ediyoruz.

Bunun dışında bir önemli olay da, 1974 yılında ÖSYM’nin kurulup üniversite sınavlarının değerlendirilmesinde ve yerleştirmede bilgisayarın kullanılmasıdır. Böylece bilgisayar ve yazılımla toplumun tanışması sağlandı. Bilgisayarın faydası farkedildikten sonra fabrikalar, işletmeler, okullar ve bir çok yerde kullanımı yaygınlaşmaya başladı.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Türkiye’de bilişim tarihi yazılırken şahit olduğunuz beş şey nedir?

İlker TABAK:  5 kere teknolojik değişim yaşadık. Eskiden delikli kartlar vardı, şimdi 3D yazıcılar. Bilgisayarların küçülmesi. İnternet kullanımı. Cep Telefonları ,  mobil dünya. Yeni nesil tabletle doğdu neredeyse. Programlama dilinin kolay kullanılır hale gelmesi. Bilgisayar uygulamalarının devlet ve vatandaş tarafından kullanılması, e­- Devlet, MERNİS uygulamaları gibi toplumu etkileyen sistemleri sayabiliriz.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Sizce, TBD’  nin bilişim tarihindeki önemli beş noktası nedir?

İlker TABAK: Darbe Kalkışmasının anımsattığı bir şey olarak; TBD,  1971 yılı 12 Mart Muhtırasına karşı çıkılırken kurulmuş bir dernektir. Birçok dernek kapatılırken TBD kurulmuştur.

Türkiye adını Bakanlar Kurulu Kararıyla almış, kamu yararına bir dernek olarak çalışan önemli bir sivil toplum kuruluşudur.

Yine, 1980 darbesi sonrasında TBD’nin dik, düzgün ve toplumun yanında olan yaklaşımından kaynaklı bir dernek olması nedeniyle kapatılmadığını anımsatırım.

Kendimizi, yolu bilişimden geçen herkesin üye olabileceği bir dernek olarak tanımlıyoruz. Kişisellikten uzak kurumsal bir yapı oluşturmaya çalıştık. 12.000 üyeli bir dernek olarak çalışmalarımız sürdürüyoruz.

Ayrıca TBD olarak ISO9001 Kalite Yönetim Belgesine sahip bir derneğiz.

Birsen AYTAÇ IŞIK:   Sizin iyi bir arşivci olduğunuzu biliyoruz. Arşivden 5 konuyu yazmak isterseniz nelerden bahsedebiliriz?

İlker TABAK:  Süreklilik kazanmış etkinlikler önemlidir.

Kurultayımızın bu yıl 40.ncı yılı. Kurultaylarda alınan kararlar, devletde bilişim konularında alınan kararlar, mevzuat ve kanunlar düzenlenirken  yol gösterici ve rehberlik etmesi bakımından önemlidir.

Bu yıl 23.üncüsünü düzenlediğimiz TBD BİMY23 (Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri)  ile yine bu yıl 18.incisini düzenlediğimiz TBD Kamu-BİB’18 (Kamu Bilişim Merkezleri Yöneticileri Birliği Kamu Bilişim Platformu) etkinliklerini sayabiliriz.

Üniversite, ilk ve orta dereceli okullarda Bilişim Teknolojileri Eğitimleri, Gençlerle ilgili projeler de unutulmamalıdır. 18 milyon öğrencimiz ve genç işgücümüz var. Başta kadınlarla ilgili olanlar olmak üzere bilişim eğitimleri de var. Örneğin; Denizli Buldan, Tavas ve Yatağan ilçelerinde yöre halkına kendi e-Ticaret sistemlerini yapmayı öğrettik. Bu siteler üzerinden ürettiklerini dünyaya sattılar.

Bilişim sektörü STK’ları ile birlikte 2002 ve 2004 yıllarında iki kez Türkiye Bilişim Şurası düzenledik. Dönemin Hükümetine rehber niteliğinde Şura Raporları çıkardık. Böylece e-Devlet dönüşümleri başladı.

1972 yılından beri yayımlanan Bilişim Dergimiz var. Aylık basılan bir dergi iken,  yakın bir tarihte anlık olarak e-ortamda okurları ile buluşacak.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Türkiye’de bilişimin tarihini okullarda nasıl ele almalıyız?

İlker TABAK:  Geçmişte yapılanları bilmek, gelecek için cesaret verir. Dünyada 1973 yılında doktora programlarını başlatarak, kendi öğretim üyelerini yetiştirerek kendi bilgisayar mühendisliği bölümlerini açmış ilk ve tek ülkeyiz. 1977 yılında H.Ü ve ODTÜ de Bilgisayar Mühendisliği bölümleri açılmış, 1981 yılında ilk mezunlarını vermiş ve bugün 36. kuşak mezunlarını bilişim dünyasına kazandırmışlardır. Hem eğitimcilerin hem de öğrencilerin bu konuları ve yaşananları bilmesi önemlidir. Bilişim toplumu, teknoloji ile iç içe yaşayan insanlardan oluşmaktadır.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Bilişim,  Türkiye için nasıl kaldıraç etkisi yaratabilir?

İlker TABAK:  Bilişim Şuralarında ortaya attığımız bir kavram vardı :  – ‘Bilişimsizlik  Maliyeti’ – Bilişimsizlik maliyeti, bilgi işlem sistemlerini kullanmamak, eksik ya da yanlış kullanmak zorunda olduğumuz bir maliyet olup kalkınmayı engeller. Bu nedenle “Bilişimsizlik Maliyeti“nden kurtulmak gerekir. Bunun yolu, bilişim teknolojilerini doğru, verimli kullanmak, başka işleri yaparken bunun yarattığı katma değerli pozitif etkiyi bir kaldıraç olarak görmek gerekir.  81,5 Milyar TL/ 27 Milyar $ sektör büyüklüğüne sahibiz. Turizmden yılda 30-35 Milyar $ gelir elde ediliyor. Kredi Kartı kullanımı ile para basımındaki azalma, tasarruf, çifte rezervasyonların azalmasının sağladığı prestij, hastane verilerinin doğru alınması gibi örnekler katma değerli pozitif etkilerdir.

Dünya artık küresel bir köy oldu.  4 Temmuz 1776’da  ABD bağımsızlığını ilan etmiştir.Fransızlar İngilizlere karşı ABD yanında savaşmışlardır. 14 Temmuz 1789’da Fransız İhtilali yapıldı.  13 yılda özgürlük fikri bir kıtadan diğer kıtaya geçmiştir. Şimdi 13 milisaniye de bilgi ve fikirler aktarılmaktadır. Bilişimsizlik maliyeti , kavram olarak sadece maddi değil huzur, barış, güven olarak katkı sağlayacak bir etki olarak , bilişimi karşımıza çıkarmaktadır.

Birsen AYTAÇ IŞIK: TBD olarak bilişimin kaldıraç etkisi yaratması yolunda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

İlker TABAK:  TBD olarak , bilişim teknolojilerinin önemi konusunda toplumu aydınlatma ve bilinçlendirme konularında misyonumuz ve değişik projelerimiz var. TBD Ankara Şubesince kadınlara e-ticaret’in önemini öğretecek Ankara Kalkınma Ajansı Finansmanlı projemiz var.  Ayrıca, yayın ve eğitimler, kurultay, kongre, sempozyum, seminer ve toplantılarla toplumu bilinçlendirme ve farkındalık yaratma çalışmalarımız var. Ayrıca Sosyal Medyada tuzaklar var ve  siber güvenlik önemli. Bunlarla ilgili olarak medyada paylaşımlar yapıyoruz. Siber Güvenilir Kullanıcı kavramını ortaya attık. Siber güvenilir kullanıcılar yetiştirmek gerekiyor.

Birsen AYTAÇ IŞIK:  TBD Başkanı olarak yaptıklarınızdan, Bilişim Tarihi Kitabında yer almasını isteyeceğiniz 3 şey (proje, etkinlik, olay  vb ) ne olabilir?

İlker TABAK:   Öncelikle TBD’nin kendisi yer almalı. TBD’yi ayakta tutabilmek için vefa borcumuz olarak, geçmişimizi hatırlayarak geleceğe bakarak çalışmalıyız.

Bilişim sektörümüzde, 40’ın üstünde sivil toplum örgütü var. Hepimiz ahenk içinde çok sesli olarak sesimizi duyurmalı, birlikte projeler üretmeliyiz. Her türlü bilim, sanat, spor, bilişimle buluşabilir. İçinde bilişim olmadan başarıya ulaşılamaz.

Halen bir temsilcimiz ile yönetiminde de yer aldığımız ve 2002 yılında üye olduğumuz Avrupa Bilişim Dernekleri Konseyi  (CEPIS) de unutulmamalıdır.

Ayrıca (ECDL) Avrupa Bilgisayar Okuryazarlığı Sertifikasyonu da var.  Sadece bizde değil dünyada da bilgisayar uygulamalarının iş yerlerinde verimli kullanılmadığını görüyoruz. Avrupa’da işyerlerinde,  Bilgisayar Okuryazarlığı Sertifikası(ECDL) olmayan çalışanlarının  % 8 verim kaybına neden olduğu ölçülmüştür. İşletmelerde, okullarda, kamu kurumlarında bu sertifikalı kullanıcılar ile %30-40’a varan verimli artışı sağlanabilir.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Son soru olarak Bilişim Elçilerine önerileriniz neler olabilir?

İlker TABAK:  Bilişim Elçileri toplumun her tarafına yayılmış, Anadolu’nun dört bir bucağında yer alan gençler. Gençler, oralarda bilgilerini yaysınlar, biz peşlerinden gitmeye hazırız.  Bulundukları yerlerde toplumu bilişimle tanıştırsınlar. Büyükelçi olsunlar. Herkes çevresinde bilgili, güvenilir, danışabilecekleri insanları arıyor. “Elçilik ” makamı gençlerin güçlerini artırır.  Yeni kuşaklar bizim için önemli olup TBD’nin sürekliliğini ve kurumsallığını sağlayacaklardır. Kendilerini Derneğimize üye olmaya davet ediyorum.  Bulundukları yerlerde belediyeler ve üniversitelerde destek veren kesimleri bir araya getirip katalizör görevi görebilirler.

TBD olarak bizler de “Bilişim Elçileri“ne destek oluruz, arkalarındayız.

Birsen AYTAÇ IŞIK: Vermiş olduğunuz değerli bilgiler ve katılımınız için teşekkür ederim.